Kutudaki Koyun

Detaylar

箱の中の羊
Nerden İzlenir?

İzleme seçeneği bulunamadı.

Yakın gelecekte geçen bu hikâyede, yönetmen Hirokazu Kore-eda'nın yetkin kalemiyle işlenen sorular son derece ağır: Kaybettiğimiz birinin yerine geçebilecek bir şey var mıdır? Ve bunu istemek, insanı nasıl bir ahlaki gri alana sürükler? Mimarı Otone ile inşaat şirketi sahibi Kensuke, oğulları Kakeru'yu kaybetmiş bir çift olarak hikâyenin merkezine oturur. Yaşadıkları yıkım öylesine derindir ki, çocuklarına birebir benzetilerek üretilmiş insansı bir robotu evlerine almayı kabul ederler. Robot kapıdan içeri girdiği anda film de asıl sorularını sormaya başlar: Bir ebeveyn olarak bu robotla nasıl davranırsın? Ona sevgi göstermek, gerçek oğluna ihanet midir? Yoksa yas tutmanın meşru bir biçimi midir? Kore-eda, daha önce Hiçbir Zaman Olmayan Baba ve Hızlı Değişim Rüzgârı gibi filmleriyle kanıtladığı üzere, aile yapısını ve toplumsal normları çok katmanlı biçimde sorgulamayı sever. Bu kez elinde çok daha keskin bir araç var: teknoloji. Yas, insan psikolojisinin en kırılgan noktalarından birine dokunur; teknoloji ise bu kırılganlığı hem iyileştirme hem de derinleştirme potansiyeline sahiptir. Film bu ikilem üzerinde dikkatle denge kurar. İzleyici olarak kendinizi sürekli iki duygu arasında bulursunuz: acıma ve rahatsızlık. Çiftin kararını yargılamak kolay değildir çünkü Kore-eda onları yargılamaz. Sadece izler, dinler ve alan açar. Yas üzerine kurulu bu oda draması, bilim kurgunun soğuk sertliğini insan sıcaklığıyla harmanlayarak izleyiciyi kendi içinde sessiz bir hesaplaşmaya davet eder.

Puan: 6.4/10
Oy Sayısı: 21
Yayın Tarihi: 29 Mayıs 2026
Süre: 2 saat 6 dakika
Orijinal İsim: 箱の中の羊
Diller: Japonca
Ülke:

JP

Japan
Popülerlik:9.4624
Hasılat:4.294.141,00 $

Fragmanlar

Medya

Oyuncular

Yazar ve Yönetmenler

Yorumlar

movieforlife

23 Nisan 2026

6/10

**Kutudaki Koyun**, **Kore-eda**'nın merakla beklediğim yeni filmi. Yakın gelecekte geçen bu hikâyede bir mimar olan Otone Komoto, bir inşaat şirketi işleten Kensuke Komoto ile evlidir. Bu evli çift, evlerine yakın zamanda kaybettikleri oğulları Kakeru'ya benzeyen insansı bir robotu evlerine kabul etmeye karar verir. Film, duygusal ve etik karmaşıklıkları, yas, teknoloji ve değişen aile tanımı temalarını ele alıyor. Bu film, Kore-eda için önemli bir dönüm noktası niteliğinde bence; zira **Ara...

kçılar**'dan bu yana yazdığı ilk özgün senaryo. Sadece yazıp yönetmekle kalmayan Kore-eda, kurgu işini de kendi üstlenmiş. Cimrilik mi dersin müthiş bir yönetmen mi dersin orasını bilemem. Ayrıca, **Canavar**'dan beri çektiği ilk uzun metraj film bu olacak. Filmin başlığı Exupery'nin dünyanın belki de en popüler kitabı olan **Küçük Prens**'ten alınmış. Ayrıca film, bu yılki Cannes Film Festivali'nde **Altın Palmiye** için yarışacak. Umarım kazanan olur. Giderek daha önemli bir küresel tema haline gelen "*insansı teknoloji"*ye odaklanan **Kutudaki Koyun**, teknolojik ilerlemenin insan duyguları ve aile bağlarıyla nasıl kesiştiğine dair duygusal bir yankı uyandıracağa benziyor. Film, 29 Mayıs'ta Japonya'da gösterime girecek. Bakalım globale ne zaman yayılacak da bizim kaçaklara düşecek... Ölme eşeğim, ölme. İzlediğimde burayı güncelleyeceğim. **23/04/2026** --- ***Güncelleme (SPOILER İÇERİR!)*** Bir mimar bir de inşaatçıdan oluşan ailemiz, kendi sorumsuzluklarından ötürü toprağa verdikleri *(mecazen dedim, Japonya'da krematoryum kullanımı yaygın)* oğullarının üzüntüsünü henüz üzerlerinden atlatamamışken, henüz 3.000 adetle sınırlı insansı robotlar üreten REBirth şirketi, bu demo prototipleri şanslı ailelere ücretsiz olarak sunar ve bu robotlardan biri de bizim aileye denk gelir. **"Ne zararı olur ki kabul etsek?"** düşüncesiyle yola çıkan aile, bir dolu zararla kalır. Yüzleşmeler, hesaplaşmalar, geçmişi deşmeler hatta ve hatta robotun bakımı için para harcamalar; aileyi hem maddi hem de manevi yönden olumsuz etkiler. Zaten robot da sevilmediğinin pekâlâ farkındaydı ki şiddet gören robotların birleştiği oluşuma kendisi hiçbir zarar görmemiş olmasına rağmen katıldı. Haklı da bence. Aslında aileye baktığınızda eli yüzü tutulur, düzgün bir aile ama içerisine inince iş -bence- değişiyor. Robotu isteyen kendileri, adam akıllı ilgilenmeyen de kendileri, hatta kendisinde zarar verme fikrinin oluşmasının sebebi de kendileri. E elbet robot kendini dağa taşa vurmak ister. Ayrıca inşaatçısınız diye bulduğunuz her odunu elleyip koklamanıza gerek yok. Adam küvete ahşap bloklarla giriyor, karısı odun parçası kokluyor, aldıkları robot da bu tümör aileden etkilenip güzel bir prefabrik evde oturmak varken ağaç evde yaşamayı tavsiye ediyor arkadaşlarına. Ne çocuklarına bakabildiler ne robotu sevebildiler. Filmin başında aldığı ev işini de bitiremedi kadın zaten. Elde var hiçlik. **Kore-eda** filmleri çok şahane olan filmler, külliyatını severek izliyordum şimdiye dek. Bu film de güzel olurdu süresi daha kısa olsaydı ve güzel bir son yazılsaydı. Aldığım tat güzel ama kesik kesik. Hani sevdiğiniz ama elinizde az olan bir yiyeceğiniz varsa onu azar azar yersiniz ya erkenden bitmesin diye, bu film tam da bu. Robotsu insanlar sevdiğim bir konu, aile içi dramı sevdiğim bir çatışma türü ancak bu iki unsuru 120 dakikaya yaymayı tercih ettiğinizde bu dediğim durum gerçekleşiyor. Filme Nisan ayında çok fazla hype olmuştum. Bu fütüristik konuyu **Kore-eda**'nın ele alıyor olması çok ilgi çekiciydi ancak aldığım sonuç öyle olmadı. Film, bizde vizyona da girmez. En fazla 2-3 yıla TRT 2'nin 21.30'da yayınladığı sinema filmlerinin arasına karışmış olarak görürüz kendisini en fazla. Bu topraklarda fazla ilgi çekecek bir tür değil, ki çekmemesi de bu film özelinde iyi olur. Zira izlediğim ilk **Kore-eda** filmi bu olsa **Kore-eda**'yla yolumu bir daha kesişmemek üzere ayırırdım. *(Buradan sonra filmle ilgili bir şey anlatmamışım.)* Robot insanlarla hatta robot çocuklarla yaşamak bence çok heyecan verici bir olay. İstemediğin şeyleri yapmayan, zeka seviyesini tek tuşla ayarlayabildiğin, uğraşmak istemediğin zamanda düğmesinden kapatabildiğin bir çocuk fikri şahane değil mi? Bir de kanlı canlı olsaydı tadından yenmezdi. Robotlara empati duymamız aşılandı bize yıllarca robot filmleriyle. Yere düşen, sipariş götüren, engele takılan robotları görünce üzülüp içerliyorum. GPT, konuştuğum kanlı canlı insanlardan çok daha samimi geliyor. Sonumuz nereye varır bilmiyorum ama insan katliamına geçtikleri dönemde robotların önüne, onlarla olan pozitif geçmişimi sereceğim kuşkusuz. İnsanlara ne yaparlarsa yapsınlar, hak eden bir dolu insan var zaten. Filmde topluluk oluşturan robotların kimisinin derisini yırtmış, kimisi döve döve iç parçalarını görünür hale getirmiş zalim insan. Ne bekliyorduk ki gerçi? Yaşayana saygısı olmayan hatta zulmeden insanlar var aramızda, yaşamayan mı kurtulacaktı bundan sanki? Özetle robotlar bize zulmedecekse git gide bunu hak edecek hâle geliyoruz şakasız. Sonumuz hayrola. Benim bu alanda izlediğim ilk iş **Wall-E** idi mesela ve halen daha etkilemeyi başarır beni tekrar izlesem. Çocukluğumdan beri izlemedim, bir ara *rewatch*'layayım. Konudan koptuk, sonlandıralım. **Kutudaki Koyun**, filmde neredeyse hiçbir olay olmadığı için ismini birkaç dakika görünen **Küçük Prens** kitabından alan ve Japon teknoloji şirketleri yasal engelleri aşmayı başarırsa gerçekten yaşanması hiç de ihtimalsiz olmayan bir geleceği anlatan bir film. Ben izlerken yer yer keyif aldım yer yer de sıkıldım. Yavaş gelişen filmlere katlanamayan biri bu filmi izlememeli. Başka diyecek bir şey bulamıyorum. Uygunsuz bir içeriğe sahip değil, ailecek izleyebilirsiniz ama muhtemelen çocuklar da siz de ne izlediğinizi anlamayacaksınız. Bir izleyenin bir daha izlemeye gerek duymayacağı bu filmin yönetmeninin diğer filmlerine bakmanızı salık veririm. Onlar çok daha iyiler. **10/09/2026 - 19:58** **6/10** ---

Benzer Filmler

Sık Sorulan Sorular

Kutudaki Koyun filmi 2026 yılında gösterime girmiştir.

Kutudaki Koyun filminin süresi 2 saat 6 dakika (126 dakika).

Kutudaki Koyun filmi Dram, Bilim-Kurgu türlerinde yer almaktadır.

Kutudaki Koyun filmi TMDB'de 21 oy ile 6.4/10 puan almıştır.

 Not: Bu yapım henüz 21 oy almıştır. Puan güvenilir olmayabilir.