En İyi Sitcom Dizileri: Tekrar Tekrar İzlenen Yapımlar

Sitcom'un diğer türlerden bir farkı var: Onu genellikle "yeni bir şey keşfetmek" için açmayız. Yorgun bir akşamda, yemek yaparken ya da uykuya dalmadan önce açarız — ve çoğu zaman zaten izlediğimiz bir bölümü. Çünkü iyi bir sitcom bir hikaye anlatmaktan çok bir yer kurar: Alışkın olduğunuz bir bar, bir ofis katı, bir kanepe. O yere döndüğünüzde her şey yerinde durur ve bu, tuhaf biçimde rahatlatıcıdır.
Aşağıdaki listede hem türün klasiklerini hem son yılların en sevilen yapımlarını topladık. Bazıları zekâsıyla, bazıları sıcaklığıyla, bazıları da tam olarak hiçbir şey öğretmemesiyle iyi. Listeyi zaman içinde genişleteceğiz.


1. Seinfeld (1989–1998)

Seinfeld 8.3/10 1989 2394

"Hiçbir şey hakkında dizi" olarak tanımlanan ve bu tanımı bir övgüye dönüştüren yapım. New York'ta dört arkadaşın gündelik hayatındaki en küçük saçmalıklar — kuyrukta bekleme kuralları, bir restoranda çorba siparişi, park yeri etiketi — bölümlere konu oluyor. Dizinin devrimi şurada: Karakterler ders almıyor, olgunlaşmıyor, birbirini de pek sevmiyor; ve dizi bunu bir kusur değil, komedi motoru olarak kullanıyor. Bölümlerin sonunda kurulan o "her şey birbirine bağlanıyor" yapısı, senaryo yazımında bugün de ders olarak gösteriliyor. Sonrasında gelen neredeyse her modern sitcom, DNA'sında bir parça bu diziyi taşıyor.


2. Frasier (1993–2004)

Frasier 7.7/10 1993 903

Cheers'ın kibirli psikiyatristinin kendi dizisi ve spin-off'ların orijinalini gölgeleyebildiğinin en iyi kanıtı. Seattle'da bir radyo programı sunan Frasier'ın, aynı derecede kibirli kardeşi ve tam tersi karakterde emekli polis babasıyla aynı evde yaşamaya çalışması, dizinin bitmek bilmeyen komedi kaynağı. Diyalogların zekâ seviyesi tür ortalamasının çok üzerinde: Kelime oyunları, opera göndermeleri ve iğneleyici nezaket, kaba mizahın yerini alıyor. Buna rağmen dizi asla soğuk değil, baba-oğul ilişkisi, tüm o entelektüel poz karşısında sürekli sıcak bir zemin kuruyor. Kapı kapı, yanlış anlaşılma üzerine kurulu klasik farsları hâlâ türün en iyi yazılmış örnekleri arasında.


3. Cheers (1982–1993)

Cheers 7.6/10 1982 691

Boston'da bir barda geçen ve on bir sezon boyunca neredeyse hiç o barın dışına çıkmayan dizi, "sitcom mekânı" fikrinin ta kendisi. Herkesin adını bildiği bir yerde, aynı taburelerde oturan aynı insanların birbirine takılması, formül bu kadar basit. Dizinin gücü, o barın gerçekten bir sığınak gibi hissettirmesinde: Müşterilerin çoğu hayatının başka bir yerinde başarısız, ama burada bir yerleri var. Bar sahibi ile kültürlü garson arasındaki yıllara yayılan gerilim ise televizyonda romantik gerilim kurmanın kalıbını oluşturdu. Bugün izlerken temposu yavaş gelebilir; ama modern sitcom'ların çoğu, bu barın bir versiyonunu kurmaya çalışıyor.


4. Taxi (1978–1983)

Taxi 7.3/10 1978 178

Bir New York taksi şirketinin garajında geçen ve türün karakter yazımı açısından en cömert örneklerinden biri olan klasik. Şoförlerin hepsinin taksicilik dışında bir hayali var, biri oyuncu olmak, biri boksör, biri sadece buradan çıkmak istiyor ve dizi bu gerçekleşmeyen hayalleri komedinin kaynağı yaparken hiçbir zaman karakterlerle alay etmiyor. Garaj sahnelerindeki topluluk hissi, sonraki iş yeri sitcom'larının ilham kaynağı oldu. Mizahı zaman zaman şaşırtıcı derecede hüzünlü bir yere gidebiliyor, ki bu türde nadir bir cesaret. Az bilinen ama türün tarihini merak eden herkesin uğraması gereken bir durak.


5. The Office (İngiltere, 2001–2003 / ABD, 2005–2013)

The Office 7.8/10 2001 971

 

‎Ofis‎ 8.6/10 2005 5328

Aynı fikirden iki farklı başyapıt çıkmış nadir örneklerden. İngiliz versiyonu yalnızca on iki bölüm ve iki özel bölümden oluşuyor; acımasız, rahatsız edici ve komedinin utançtan beslendiği bir yapım, sahte belgesel formatının modern sitcom'a girişi de buradan. Amerikan versiyonu ise ilk sezonda aynı tonu denedikten sonra yolunu ayırıyor ve dokuz sezon boyunca çok daha sıcak, çok daha kalabalık bir "iş yeri ailesi" hikayesine dönüşüyor. Kâğıt şirketinin taşra şubesinde hiçbir şey olmaz; tam da bu yüzden her şey olur. ABD versiyonu, dünya genelinde en çok tekrar izlenen diziler arasında sürekli ilk sıralarda yer alıyor — arkada çalıştırmak için türün belki de en ideal yapımı.
 

6. Parks and Recreation (2009–2015)

Parks and Recreation 8.0/10 2009 1863

The Office'in sahte belgesel formatını devralıp iyimserliğe çeviren dizi. Küçük bir Indiana kasabasının parklar müdürlüğünde çalışan ekibin, çoğu zaman hiç kimsenin umurunda olmayan projeler için gösterdiği absürt derecede büyük çaba, dizinin komedi kaynağı. İlk sezon biraz tereddütlü başlıyor, ardından kadro oturunca tür tarihinin en sevilen karakter grubuna dönüşüyor. Diziyi ayıran şey, karakterlerin birbirine gerçekten iyi davranması: Mizah, kimseyi küçük düşürmeden kuruluyor ve bu, kötü bir gün geçirdiğinizde neden bu diziye döndüğünüzü açıklıyor. Bürokrasi hicvi ile samimiyeti aynı bölümde dengeleyebilen ender yapımlardan.
 

7. 30 Rock (2006–2013)

30 Rock 7.5/10 2006 827

Bir televizyon kanalının canlı komedi programının mutfağında geçen ve tür ortalamasının çok üzerinde bir şaka yoğunluğuna sahip dizi. Bölüm başına düşen espri sayısı o kadar yüksek ki, altyazıyla izlerken bile bazılarını kaçırmak mümkün — dizi tekrar izlemeyi neredeyse zorunlu kılıyor. Kurumsal medya, reyting takıntısı ve şirket kültürü üzerine attığı taşlar, yıllar sonra bile isabetli. Anlatım tarzı hızlı, kesmeler ani, gerçeklikle bağı ise oldukça esnek: Karakterler bir sahnede tamamen absürt bir yere gidebiliyor ve dizi bunu açıklamaya hiç uğraşmıyor. Zekâ hızına ayak uydurmak isteyenler için türün en tatmin edici seçeneklerinden.


8. Arrested Development (2003–2006, 2013– )

Arrested Development 7.9/10 2003 1692

Servetini ve itibarını kaybetmiş bir ailenin, hiçbir üyesinin sorumluluk almayı öğrenmediği kaotik çöküş hikayesi. Dizinin ünü, şakalarını bölümler — hatta sezonlar — sonra karşılığını verecek şekilde ekmesinden geliyor: İlk sezonda geçen bir laf, ikinci sezonda bambaşka bir anlam kazanıyor. Bu katmanlı yapı, diziyi ilk izleyişte komik, ikinci izleyişte çok daha komik kılıyor. Anlatıcı sesinin karakterleri sürekli ele vermesi ise türe getirdiği en sevilen yeniliklerden. İlk yayınında düşük reyting alıp iptal edilen, sonra internet üzerinden kült statüsüne ulaşan dizilerin de en bilinen örneği.


9. Brooklyn Nine-Nine (2013–2021)

Brooklyn Nine-Nine 8.2/10 2013 4044

Bir New York polis karakolunda geçen, tempolu ve şaka yoğunluğu yüksek bir iş yeri komedisi. Polisiye türünü ciddiye almayan yapı — soruşturmalar genellikle üç dakikada çözülüyor — asıl ilgiyi karakterler arasındaki ilişkilere bırakıyor. Dizinin en sevilen yanı, karakterlerin birbirine gösterdiği koşulsuz destek: Rekabet varsa da kötücüllük yok, ve bu ton diziyi rahatlatıcı bir izleme deneyimine dönüştürüyor. Yıl sonu ödül törenleri, Halloween soygun bölümleri gibi tekrar eden gelenekler, izleyicinin diziye bağlanmasını sağlayan zekice unsurlar. Bölüm süreleri kısa, akış hızlı; bir bölüm daha izlemek çok kolay.


10. Community (2009–2015)

Community 8.0/10 2009 2113

Bir topluluk kolejinde tanışan yedi kişilik tuhaf çalışma grubunun hikayesi ama diziyi kült yapan şey konusu değil, formuyla oynama cesareti. Bir bölüm tamamen stop-motion animasyon, bir diğeri western pastişi, bir başkası aynı akşamın altı farklı paralel versiyonu olabiliyor. Bu deneysellik, dizinin sitcom kalıplarını hem kullandığı hem parodileştirdiği bir alan yaratıyor; popüler kültür göndermeleri ise tür ortalamasının çok ötesinde. Her deney tutmuyor, bazı sezonlar diğerlerinden zayıf; ama en iyi bölümleri, televizyon komedisinin nereye kadar gidebileceğini gösteriyor. Klasik sitcom yapısından sıkılanlar için ideal.


11. Friends (1994–2004)

Sıkı Dostlar 8.4/10 1994 9237

Türün en çok izlenen ve en çok tartışılan yapımı. New York'ta altı arkadaşın on yılı; işler, ilişkiler, taşınmalar ve o kahve dükkanındaki kanepe. Dizinin kalıcılığının sırrı formülünün mükemmelliğinde: Altı net karakter, tekrar eden mekânlar ve her bölümde birbirine dolanan üç küçük hikaye. Bazı şakaları ve bakış açıları bugünün ölçüleriyle eskimiş durumda ve bu haklı biçimde eleştiriliyor; buna rağmen dizi, yeni kuşaklar tarafından da sürekli keşfedilmeye devam ediyor. "Arkadaşlarınla geçen yirmili yaşlar" fantezisini kuran yapım olarak, popüler kültürde yerini koruyor.


12. How I Met Your Mother (2005–2014)

How I Met Your Mother 8.1/10 2005 5820

Bir babanın çocuklarına anneleriyle nasıl tanıştığını anlatmasıyla açılan, dokuz sezon boyunca bu hikayeyi geciktiren yapı üzerine kurulu dizi. Anlatı oyunları türe getirdiği en özgün katkı: Geriye dönüşler, güvenilmez anlatıcılık, atlanan sahneler ve yıllar sonra karşılığı gelen kurulumlar. Arkadaş grubunun kendi ritüelleri, kendi terminolojisi ve tekrar eden şakaları, izleyiciyi gruba dahil olmuş gibi hissettiriyor. Finali, televizyon tarihinin en tartışmalı kapanışlarından biri olarak hâlâ konuşuluyor — ancak yolculuğun kendisi, türün en sevilen deneyimlerinden. Romantik komedi ile arkadaşlık dizisi arasında rahat bir denge kuruyor.
 

13. The Big Bang Theory (2007–2019)

The Big Bang Theory 7.9/10 2007 12621

Fizikçi bir grup arkadaşın sosyal beceriksizliği üzerine kurulu, dünyanın en çok izlenen sitcom'larından biri. Dizinin başarısı, bilim ve popüler kültür jargonunu geniş bir izleyici kitlesine erişilebilir kılmasında: Karakterlerin ne dediğini anlamak gerekmiyor, nasıl davrandıklarını anlamak yeterli. Sezonlar ilerledikçe dizi laboratuvar şakalarından uzaklaşıp ilişkiler ve olgunlaşma üzerine bir yapıya evriliyor, ki bu dönüşüm kadroyu güçlendiriyor. Klasik çok kameralı stüdyo formatının ve kayıtlı kahkahanın son büyük temsilcisi olarak da televizyon tarihinde ayrı bir yeri var. Hafif, tahmin edilebilir ve tam da bu yüzden rahatlatıcı.


14. Scrubs (2001–2010)

Scrubs 8.1/10 2001 167

Bir hastanede stajyer olarak işe başlayan genç doktorların hikayesi ama tıbbi dizilerin ciddiyetinin tam tersi bir tonda. Ana karakterin hayal dünyasına yapılan ani atlamalar, dizinin imzası haline gelen bir mizah aracı. Ancak Scrubs'ı türde özel kılan şey, bir bölümü kahkahayla götürüp son beş dakikada tamamen sessizliğe çevirebilmesi: Hastane dizisi olmanın getirdiği ölüm, kayıp ve tükenme temaları asla kolaycılığa kaçmadan işleniyor. Bu ton geçişleri o kadar iyi kurulmuş ki, gülerken gözlerin dolması dizinin beklenen bir etkisine dönüşüyor. Komedi ile duyguyu aynı bölümde dengeleme konusunda türün en iyi örneklerinden.


15. Malcolm in the Middle (2000–2006)

Malcolm in the Middle 8.5/10 2000 4908

Kaotik, dar bütçeli ve sürekli bir felaketin eşiğinde olan bir ailenin hikayesi — ve sitcom'ların idealize ettiği aile tablosuna karşı verilmiş en eğlenceli cevap. Kayıtlı kahkaha yok, tek kamera var; bölümler bir anlatıcı çocuğun gözünden, hızlı kesmelerle ve fiziksel komediyle akıyor. Dizinin en büyük buluşu ebeveynler: Sevgi dolu ama tamamen bitkin, disiplinde acımasız ve kendileri de en az çocukları kadar sorunlu bir çift. Her bölümde birbirine dolanan üç ayrı felaket hattının finalde çakışması ise senaryo yazımı açısından etkileyici bir işçilik. İzlerken yorulan ama bir daha başlatan cinsten bir enerjiye sahip.


16. It's Always Sunny in Philadelphia (2005– )

It's Always Sunny in Philadelphia 8.3/10 2005 1370

Bir barı işleten beş kişinin, kendi çıkarları uğruna girdikleri her planın felaketle sonuçlanmasını anlatan ve tarihin en uzun süredir devam eden canlı aksiyon Amerikan komedi dizisi olan yapım. Karakterlerin hiçbiri iyi insan değil, hiçbiri bir şey öğrenmiyor ve dizi bunu saklamıyor burada mizah tamamen karakterlerin ahlaki iflasından besleniyor. Kalıp şu: Bir plan kurulur, herkes farklı bir yöne çeker, sonuç herkes için daha kötü olur. Tonu sert, bazı bölümleri hiç çekinmeden rahatsız edici; ama şaka yapısı olarak son derece disiplinli. Nazik bir komedi arıyorsanız uzak durun; keskin ve acımasız bir şey arıyorsanız türün en cesur yapımı.


17. Curb Your Enthusiasm (2000–2024)

Curb Your Enthusiasm 8.0/10 2000 944

Seinfeld'in yaratıcısının kendini oynadığı, senaryosunun büyük kısmının doğaçlamaya bırakıldığı bir komedi. Her bölüm, gündelik hayattaki en ufak sosyal kuralın ihlaliyle başlıyor ve o küçük hatanın bölüm sonunda dev bir sosyal felakete dönüşmesiyle bitiyor. Diyalogların doğaçlama olması, konuşmalara gerçek bir tartışma temposu kazandırıyor ve insanlar birbirinin sözünü kesiyor, konudan sapıyor, laf yetiştiriyor. Dizinin en tatmin edici tarafı kurulumların hassasiyeti: Bölüm başında geçen önemsiz bir detay, finalde her şeyi çökerten unsur oluyor. Sosyal utanç komedisinin en saf ve en dizginsiz hali.
 

18. Fawlty Towers (1975, 1979)

Fawlty Towers 8.3/10 1975 831

Yalnızca on iki bölüm çekilmiş, ama İngiliz komedisinin en çok saygı gören yapımlarından biri. Küçük bir sahil otelinde, müşterilerine tahammülü olmayan bir otel sahibinin her bölümde kontrolü kaybedişini izliyoruz. Bölümler klasik fars yapısına göre kurulmuş: Küçük bir yalan, birikip büyüyen yanlış anlaşılmalar ve son on dakikada kapıların ardı ardına açıldığı bir kaos. Bu yapının bu kadar sıkı yazıldığı başka bir örnek bulmak zor — her bölüm bir saat gibi kurulmuş, hiçbir parçası gereksiz değil. Kısa olması, tür tarihine giriş yapmak için de ideal bir başlangıç noktası kılıyor.


19. Blackadder (1983–1989)

Blackadder 8.0/10 1983 563

Her sezonu farklı bir tarihsel dönemde geçen, aynı soyun farklı kuşaklarını anlatan İngiliz komedisi: Orta Çağ, Elizabeth dönemi, Regency İngiltere'si ve Birinci Dünya Savaşı siperleri. Dizinin mizahı tamamen dilde: İğneleyici benzetmeler, gösterişli hakaretler ve kurnazlıkla aptallık arasındaki sonsuz uçurum. İlk sezon deneme niteliğindeyken, sonraki sezonlarda dizi kendi sesini bulup İngiliz komedisinin zirvelerinden birine dönüşüyor. Son sezonun finali ise sitcom tarihinin en cesur kapanışı olarak anılıyor — bir komedi dizisinin izleyiciyi bu kadar sarsabileceğine örnek. Tarih ve kelime oyunu sevenler için birebir.


20. Peep Show (2003–2015)

Peep Show 8.0/10 2003 440

Londra'da bir daireyi paylaşan iki uyumsuz arkadaşın hikayesi — ama tüm dizi, karakterlerin gözünden çekilmiş öznel kamerayla ve iç seslerini duyarak izleniyor. Bu format, sitcom'un temel sözleşmesini tersine çeviriyor: Karakterlerin ne söylediğini değil, ne düşündüğünü biliyoruz, ve aradaki fark komedinin kendisi oluyor. Sonuç, insanın kendi iç sesiyle yüzleşmesi kadar rahatsız edici ve kadar komik. İngiliz komedisinin utanç mizahını en uç noktaya taşıyan yapım, karakterlerine hiçbir kurtuluş vaadi de sunmuyor. Cesur, özgün ve türde eşi benzeri olmayan bir deneyim.


21. The IT Crowd (2006–2013)

The IT Crowd 8.2/10 2006 1646

Bir şirketin bodrum katındaki bilgi işlem departmanında geçen, kısa ve yoğun bir İngiliz sitcom'u. Klasik stüdyo formatını kullanıyor ama şakaları tamamen absürde açık: Karakterlerin en basit sosyal durumu bile felakete çevirme yeteneği, dizinin bitmeyen kaynağı. "Kapatıp açtınız mı?" repliği, dizinin dışına taşıp gerçek bir teknoloji kültürü şakasına dönüştü. Bölüm sayısı az, süreler kısa; hepsini bir hafta sonunda bitirmek mümkün. Ofis absürtlüğünü sevenler ve kısa bir şey arayanlar için ideal.


22. Modern Family (2009–2020)

Modern Family 7.9/10 2009 3439

Birbirine akraba üç farklı ailenin hayatını sahte belgesel formatında anlatan ve on bir sezon boyunca geniş bir izleyici sevgisi toplayan yapım. Formülü şu: Her bölümde üç ailenin kendi küçük krizi paralel ilerliyor, finalde bir aile toplantısında kesişiyor. Dizinin en güçlü tarafı karakter çeşitliliği — farklı kuşaklar, farklı aile yapıları ve farklı komedi tonları aynı çatı altında çalışıyor. Sezonların sonlarına doğru tekrara düştüğü eleştirisi yaygın; ancak ilk yılları, aile sitcom'unun modern standardını belirledi. Herkesle birlikte izlenebilecek, çatışmasız bir seçenek arayanlar için en güvenli tercihlerden.


23. Superstore (2015–2021)

Superstore 7.5/10 2015 841

Büyük bir indirim marketinde çalışanların hikayesi — ve iş yeri komedisinin en az fark edilen ama en yerinde örneklerinden biri. Dizi, perakende sektöründe asgari ücretle çalışmanın gündelik gerçeğini komedinin merkezine koyuyor: Vardiya saatleri, sağlık sigortası, sendikalaşma girişimleri ve müşteri saçmalıkları. Bu konular hiçbir zaman vaaza dönüşmüyor; sadece karakterlerin hayatının gerçek koşulları olarak duruyor ve komedi de tam buradan çıkıyor. Kadro dinamiği güçlü, bölüm araları geçen market içi anonsları ve arka plan detayları ise diziyi tekrar izlemeye değer kılıyor. Hak ettiği ilgiyi görmemiş bir yapım.


24. What We Do in the Shadows (2019–2024)

What We Do in the Shadows 8.0/10 2019 1023

Aynı adlı Yeni Zelanda filminden uyarlanan, Staten Island'da bir evi paylaşan yüzlerce yaşındaki vampirlerin gündelik hayatını sahte belgesel formatında anlatan dizi. Konsept şu: Ölümsüz olmak, sıkıcı bir ev arkadaşlığından kurtulmanızı sağlamıyor. Vampir mitolojisi ile banliyö hayatının çarpışması — konsey toplantıları, ev işleri tartışmaları, bir vampirin bilgisayarla mücadelesi — türün son yıllardaki en yaratıcı şaka kaynağı. Karakterlerin abartılı tonu ile belgesel formatının ciddiyeti arasındaki tezat, mizahı sürekli besliyor. Doğaüstü komedi denince akla gelen en iyi yapım; her sezonda kalitesini koruyabilmesi ise ayrıca övgüye değer.


25. Ted Lasso (2020–2023)

Ted Lasso 8.3/10 2020 2453

Amerikan futbolu antrenörünün, hiç bilmediği bir spor olan futbolda İngiliz bir kulübü çalıştırmak üzere işe alınmasıyla açılan dizi. Kurulum bir "balık kavanozdan çıktı" komedisi vaat ediyor; ama yapım kısa sürede çok daha farklı bir yere gidiyor: İyilik, nezaket ve duygusal dürüstlük üzerine kurulu, sporun neredeyse ikinci planda kaldığı bir hikaye. Karakterlerin birbirini iyileştirmesi ve erkeklerin duygularını konuşabilmesi, dizinin en çok konuşulan katmanı oldu. İlk sezon türün en sevilen sezonlarından; sonraki sezonlar daha ağır ve daha dramatik bir tona kayıyor. Kötü bir gün geçirdiğinizde açılacak dizi listesinin başında sayılabilir.


26. Abbott Elementary (2021– )

Abbott Elementary 7.5/10 2021 312

Philadelphia'da yetersiz bütçeyle çalışan bir devlet ilkokulunun öğretmenlerini sahte belgesel formatında anlatan dizi, klasik iş yeri komedisi formülünü canlı biçimde yeniden kuruyor. Kırtasiye malzemesi bulamayan, bozuk klimalarla uğraşan ve buna rağmen işini sevmeye devam eden öğretmenler, komediyi çaresizlikten değil dayanışmadan çıkarıyor. Dizinin dengesi dikkat çekici: Eğitim sistemindeki yapısal sorunları net biçimde gösteriyor, ama tonu hiçbir zaman umutsuzluğa düşmüyor. Karakterler kısa sürede oturuyor ve bölüm sonlarında beklenmedik bir sıcaklık bırakıyor. Modern sitcom'un hâlâ mümkün olduğunu kanıtlayan yapımlardan.


27. The Good Place (2016–2020)

The Good Place 8.0/10 2016 2011

Öldükten sonra kendisine ait olmayan bir cennete yerleştirildiğini fark eden bir kadının hikayesi — ve türün belki de en iddialı fikrine sahip yapımı. Dizi ilerledikçe bir sitcom olmaktan çıkıp etik felsefe üzerine bir tartışmaya dönüşüyor: İyi bir insan olmak nedir, iyilik öğrenilebilir mi, ahlaki gelişim mümkün mü? Bu ağır soruları hafiflik kaybetmeden işleyebilmesi, dizinin en büyük başarısı. Sezon finallerinde kurgusunu kökten değiştirme cesareti ise izleyiciyi her seferinde yeniden şaşırtıyor. Kısa bölümleri, dört sezonluk ölçülü uzunluğu ve tamamlanmış finaliyle baştan sona planlanmış bir yapım.


28. Schitt's Creek (2015–2020)

Schitt's Creek 7.8/10 2015 720

Servetini kaybeden zengin bir ailenin, ellerinde kalan tek varlık olan küçük bir kasabaya taşınıp orada yaşamaya çalışmasının hikayesi. Dizi ilk sezonlarda bir "züppelerle taşralılar" komedisi olarak başlıyor; sonra çok daha güzel bir şeye dönüşüyor — karakterlerin, alay ettikleri kasabaya gerçekten ait olmayı öğrendiği bir dönüşüm hikayesine. Kötücüllüğün tamamen yokluğu dizinin imzası: Burada kimse kimseyi aşağılamıyor, karakterler birbirini kabul ediyor ve bu ton, yapımı televizyondaki en rahatlatıcı deneyimlerden biri kılıyor. Son sezonda ödül törenlerini süpürmesi, uzun bir sessizliğin ardından gelen hak edilmiş bir tanınma oldu. İyi hissettiren dizi arayanların ilk durağı.
Nereden Başlamalı?


Arkada çalıştırmak için: The Office (ABD), Friends, Brooklyn Nine-Nine
Zekâ hızı yüksek bir şey istiyorsanız: 30 Rock, Arrested Development, Frasier
İyi hissetmek istiyorsanız: Schitt's Creek, Ted Lasso, Parks and Recreation
Sert ve acımasız bir mizah arıyorsanız: It's Always Sunny in Philadelphia, Peep Show, Curb Your Enthusiasm
Kısa bir şey arıyorsanız: Fawlty Towers, The IT Crowd, The Office (İngiltere)
Türün köklerine inmek istiyorsanız: Seinfeld, Cheers, Taxi


Sitcom'ların en güzel yanı, sizden hiçbir şey istememeleri. Ne not tutmanız gerekiyor ne de baştan başlamanız — bir bölüm açıp yarım saat içinde başka bir yere gidebiliyorsunuz. Bu listeyi zaman içinde genişletmeye devam edeceğiz.
Daha fazla dizi ve film önerisi için DiziFilmAtlas'ı takip etmeye devam edin.